Gıda Bankacılığı müessesesi mevzuatımızda 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun[1] ile yerini almıştır.
Kanunun 3. Maddesinde Gıda Bankası; Bağışlanan veya üretim fazlası sağlığa uygun her türlü gıdayı tedarik eden, uygun şartlarda depolayan ve bu ürünleri doğrudan veya değişik yardım kuruluşları vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaştıran ve kâr amacı gütmeyen dernek ve vakıfların oluşturduğu organizasyonlar olarak tanımlanmıştır.
Bu çalışmadaki amaç, söz konusu kanun kapsamında yapılan yardımların vergi mevzuatı ve muhasebe kayıt tekniği açısından incelenmesi, gelir vergisi beyannamesi ve kurumlar vergisi beyannamesindeki bildirimlerine bir bakış açısı sunmaktır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40. maddesinin 10.fıkrasında; Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin safi kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınmasına izin verilmiştir.
Aynı Kanunun “Diğer İndirimler” başlıklı 89. maddesinin 6. fıkrasında ise; Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamının gelir vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesinde belirtilmek suretiyle indirileceği ifade edilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun “Safi Kurum Kazancı” 6. Maddesinin 2.fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununda yer alan ticari kazanç hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiştir.
Yine Kanunun 10. Maddesinin 1/c fıkrasında; Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine kadar olan kısmının kurumlar vergisi matrahının tespitinde, beyannamede gösterilmek kaydıyla indirim olarak dikkate alınabileceği hususu hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/2-b maddesinde ise KDV yönünden gıda bankacılığı faaliyetinden istisna kılındığı hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde normlar hiyerarşisinde gıda bankacılığı ile ilgili karşımıza 21.03.2004 tarih ve 25409 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 251 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği çıkmaktadır. Bu tebliğ, gıda bankacılığı ile ilgili uygulama esaslarını içermektedir. Bu esasları incelediğimizde;
251 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde bu açıklamaların dışında Katma Değer Vergisi yönünden yüklenilen KDV’nin uygulanması hususunda;
“Bu teslimin (gıda maddesi bağışlarının) bünyesine giren katma değer vergisi tutarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmadığı, bu nedenle, bağışın yapıldığı dönemde, bağışlanan gıda maddelerinin iktisabı dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi tutarının hesaplanması ve aynı döneme ait katma değer vergisi beyannamesinin 20. satırına dahil edilmesi, aynı tutarın defter kayıtlarında "indirim KDV" hesaplarından çıkarılarak, gider hesaplarına aktarılması gerektiği, bağışlanan gıda maddelerinin işletmeye dahil olmaması halinde ise, söz konusu malın maliyet bedeli (KDV dahil) Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi çerçevesinde yıllık beyannamenin bağış ve yardımlara ilişkin bölümüne yazılarak gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınacağı,”
Hükümleri yer alsa da 06.04.2018 tarih ve 30383 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9. maddesi ile yapılan düzenlemeler ile KDV indirimi mümkün kılınmıştır.
Buna göre KDV Kanununun 17/2-b bendinde yer alan bağışlara konu olan mal ve hizmetlerin alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi indirilebilecektir. Netice itibariyle yüklenilen KDV’yi aşağıdaki tabloda yer alan haliyle ifade edebiliriz.
Yüklenilen KDV |
|
01.01.2019 Tarihinden Önce |
01.01.2019 Tarihinden Sonra |
Gelir veya Kurumlar Vergisi Yönünden Gider Olarak Dikkate Alınabilir. |
KDV yönünden İndirim Konusu Yapılabilir. |
Ticari işletmeye dahil olan, bir başka deyişle işletmede stok olarak yer alan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak ürünlerinin bağışlanması durumunda, ürünlerin maliyet bedelleri Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesi uyarınca gider olarak kaydedilir ve ayrıca beyannamede gösterilmez.
Ticari işletmeye dahil olmayan, yani bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak ürünlerinin başka bir kurumdan satın alınması suretiyle bağışlanması durumunda ise söz konusu ürünlerin maliyet bedelleri Gelir Vergisi Kanununun 89/6 maddesi uyarınca gelir vergisi beyannamesinde beyan edilecek gelirlerden indirim tablosunda gösterilmek suretiyle indirilecektir. Şu halde bağışa konu ürünlerin edinimini tevsik eden belgelerin saklanması zorunludur.
Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden değerlendirme yapıldığında ise uygulamada beyanname üzerinde “Kazanç ve İlaveler” bölümünde “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” tablosunda beyan edilmek suretiyle indirim konusu yapıldığı görülmektedir.
Ancak kurumlar vergisine tabi işletmelerin, gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek veya vakıflara bağışlayacakları gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedellerinin gider olarak kaydedebilmeleri ve safi kazancın tespitinde bu bedellerin indirebilmeleri için Kurumlar Vergisi Kanunu’nda herhangi bir düzenleme yer almamıştır.
Bu sebeple 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6/2 maddesinde “Safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır.” hükmü yer aldığından GVK’nın 40. maddesinde yapılan düzenlemeden kurumlar vergisine tabi işletmelerde yararlanacak olup beyannamede gösterilmeksizin gider olarak dikkate alınabilecektir.
Örnek-1 (Bağışı Yapılacak Ürünlerin Ticari İşletmeye Dahil Olması Durumu)
Sacit SATAN yakacak niteliğindeki kömür ürünlerinin ticaretini yapmaktadır. Bu kapsamda FS A.Ş.’den 29.06.2021 tarihinde 28.000 TL+KDV tutarı ile teslim aldığı yakacak niteliğindeki kömürleri 15.08.2021 tarihinde Gıda Bankacılığı faaliyeti kapsamında XYZ vakfına bağışlamıştır.[3]
---------------------------------29.06.2021------------------------------
153 TİCARİ MALLAR 28.000
191 İNDİRİLECEK KDV 5.040
320 SATICILAR. 33.040
Ticari malın alımına ilişkin muhasebe kaydı.
------------------------------------15.08.2021----------------------------------
770 GENEL YÖNETİM GİD. 28.000
600 YURTİÇİ SATIŞLAR 28.000
Gıda bankacılığı kapsamında yapılan teslime ilişkin muhasebe kaydı.
------------------------------------15.08.2021----------------------------------
621 SATILAN TİCARİ MAL MALİYETİ 28.000
153 TİCARİ MALLAR 28.000
Gıda bankacılığı kapsamında teslimin maliyetine ilişkin muhasebe kaydı.
Örnek 1’de görüleceği üzere işletmeye dahil olan ürünlerin gıda bankacılığı kapsamındaki tesliminin ayrıca beyannamede gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
Örnek-2 (Bağışı Yapılacak Ürünlerin Ticari İşletmeye Dahil Olmaması Durumu)
SMMM Ali ALAN, defter tutma ve vergi danışmanlığı faaliyeti ile iştigal etmektedir. Fakirlere yardım amacıyla FS A.Ş.’den 29.06.2021 tarihinde 28.000 TL+KDV tutarı ile teslim aldığı yakacak niteliğindeki kömürleri 15.08.2021 tarihinde Gıda Bankacılığı faaliyeti kapsamında XYZ vakfına bağışlamıştır.[4]
SMMM Ali ALAN, FS A.Ş.’den teslim aldığı yakacak niteliğindeki kömürleri tevsik eden faturayı ve ödeme makbuzunu saklayacaktır. Bunun yanı sıra gıda bankacılığı kapsamındaki bağış ve yardımı 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesinin “Beyan Edilecek Gelirlerden İndirim” tablosunda beyan etmek suretiyle vergi matrahının tespitinde indirebilecektir.
Örnek-3 (Bağışı Yapanın Kurumlar Vergisi Mükellefi Olması Durumu)
ABC A.Ş. gıda bankacılığı kapsamında FS A.Ş.’den 29.06.2021 tarihinde 28.000 TL+KDV tutarı ile teslim aldığı yakacak niteliğindeki kömürleri 15.08.2021 tarihinde Gıda Bankacılığı faaliyeti kapsamında XYZ vakfına bağışlamıştır.[5]
---------------------------------29.06.2021------------------------------
153 TİCARİ MALLAR 28.000
191 İNDİRİLECEK KDV 5.040
320 SATICILAR. 33.040
Ticari malın alımına ilişkin muhasebe kaydı.
------------------------------------15.08.2021----------------------------------
770 GENEL YÖNETİM GİD. 28.000
600 YURTİÇİ SATIŞLAR 28.000
Gıda bankacılığı kapsamında yapılan teslime ilişkin muhasebe kaydı.
------------------------------------15.08.2021----------------------------------
621 SATILAN TİCARİ MAL MALİYETİ 28.000
153 TİCARİ MALLAR 28.000
Gıda bankacılığı kapsamında teslimin maliyetine ilişkin muhasebe kaydı.
Örnek 3’te görüleceği üzere işletmeye dahil olup olmamasına bakılmaksızın GVK 40 ve KVK 6 md. hükümleri gereği ürünlerin gıda bankacılığı kapsamındaki tesliminin ayrıca beyannamede gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
Kanun koyucu her ne kadar sosyal yaşamı destekleyici politikalar amaçlamak suretiyle çeşitli indirim, istisna veya muafiyetleri mevzuatımıza kazandırsa da uygulama yönünden açıklığa kavuşturamadığı birçok husus vardır. Bu durum vergi mükelleflerinin sıhhati aşikar amaçlarla sosyal yaşamı güçlendirmek için yapmış olduğu girişimlerde vergisel yönden müeyyidelerle karşılaşmalarına vesile olmaktadır.
Bu noktada durumu biraz daha somut hale getirirsek; günümüz koşullarında faturadaki bir düzen, bir ibare hatasının dahi çeşitli yaptırımları getirmesi durumu ilgililerce düşünülmesi gereken konulardan biri olabilir. Rekabet yoğun piyasada gayret gösteren işletmelerin bir yönden de sosyal sorumluluk ilkesi gereği çabalarına karşılık farkında olmadan çeşitli usul hataları sebep gösterilerek müeyyidelerle cevap verilmemelidir.
Bunun yanı sıra uygulamalara basitlik kazandırılmalıdır. Günümüz koşullarına uyarlanmalıdır. Bugünkü piyasa koşullarında gıda bankacılığı hususunda yaklaşık 18 yıl önce çıkarılan Tebliğ ile bilgi kullanıcılarına fayda sağlamaya çalışılsa da değişen, gelişen ve globalleşen Türkiye ekonomisinde yeterlilik sağlamamaktadır. Bu noktada kurum ve kuruluşların adım atması elzemdir.
[1] 05.06.2004 tarih ve 25483 sayılı Resmi Gazete
[2] 5281 sayılı Kanun md.43
[3] KDV oranı %18’dir. Ayrıca Tebliğ’de yer alan belge düzeni dikkate alınmıştır.
[4] KDV oranı %18’dir. Ayrıca Tebliğ’de yer alan belge düzeni dikkate alınmıştır.
[5] KDV oranı %18’dir. Ayrıca Tebliğ’de yer alan belge düzeni dikkate alınmıştır.
10.12.2021
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.