YAZARLARIMIZ
Zekeriya Uyanık
Karataş Vergi Dairesi Müdür V.
Hazine ve Maliye Bakanlığı
Gelir İdaresi Başkanlığı
Adana Vergi Dairesi Başkanlığı
budgerigar0133@hotmail.com



Amme Alacaklarında Cebren Tahsil Şekilleri

I.GİRİŞ

Bütçe gelirlerinin büyük çoğunluğu vergilerden meydana gelmektedir. Vergi gelirleri, mükelleflerin beyanları esas alınarak tarh ve tahakkuk ettirilerek kesinleşmekte ve kesinleşen vergiler vergi kanunlarında belirtilen vadelerinde ödenmektedir. Bütün borçlar gibi, vergi borçlarının da vadesi geldiğinde, borçlu tarafından kendiliğinden ödenmesi gerekmekte olup, tersi durumda, alacaklı idarece borçluyu borcunu ödemeye zorlayacak tedbirlere başvurulacaktır.

Vadesinde ödenmeyen amme alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan cebri takip ve tahsil esaslarına göre tahsil edilmektedir. Dolayısıyla kamu alacağı, vadesi dolmasına karşın borçlu tarafından ödenmemişse, alacaklı idare, cebri icra yoluyla alacağını tahsil yetkisine kavuşur. Diğer bir ifade ile cebri takibe geçmenin ilk şartı vadenin dolmasıdır.

II.KAMU ALACAĞI KAVRAMI

Kamu alacağı, Devletin yüküm ya da borç ilişkisi sonucu, idari işlemlerle sağladığı kamu gelirleridir. Bilindiği üzere amme alacağı terimi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 3.maddesinin “Kanundaki terimler” başlığı altında; Bu kanundaki amme alacağı terimi: 1 ve 2 nci maddeler şümulüne giren alacakları, ifade eder. şeklinde açıklamalarına yer verilmiştir.

Bir alacağın kamu alacağı niteliğinde olup olmadığı 6183 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde açık bir şekilde ifade edilmiştir. Mezkur Kanun’un 1’inci maddesine göre kamu alacağı; devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masraflarından oluşmaktadır.  Tanımdan da anlaşılacağı üzere yukarıda sayılan idarelerin özel hukuk çerçevesinde meydana gelen alacakları 6183 sayılı Kanun kapsamında yer almamaktadır. Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.

Mezkur Kanunun 2 nci maddesi ise şu şekildedir:

Tahsili, Tahsili Emval Kanununa atfedilen alacaklar:

Madde 2

 Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.”

Devlet tüzel kişiliğine ait amme alacaklarını takip etmekle yükümlü kamu idareleri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer alan idarelerdir. Kamu alacakları 6183 sayılı Kanun çıkana kadar 1909 tarihli Tahsili Emval Kanununa göre takip ve tahsil olunduğundan 2.maddede mezkur kanuna atıf yapılmıştır.

Yukarıda geçen amme alacaklarını daha iyi anlaşılması açısından tabloya dökersek:

6183 sayılı Kanun Kapsamında Bulunan Amme Alacakları

Asli Kamu
Alacakları

 

Fer'i Kamu
Alacakları

 

Kamu Hizmetinden
Doğan Alacaklar

 

Kamu Alacaklarının
Takip Giderleri

 

Özel Kanunlarda
6183 sayılı Kanuna Göre
Tahsili Öngörülen Alacaklar

Vergiler

 

Gecikme Zammı

 

Katılma Payları

 

İlan Giderleri

 

Oda Aidatları

Resimler

 

Pişmanlık Zammı

 

Su Bedelleri

 

Haciz Giderleri

 

SGK Primleri

Harçlar

 

Gecikme Faizi

 

İmha Giderleri

 

Taşıma Giderleri

 

Ecrimisiller

 Vergi Cezaları

 

Tecil Faizi

 

Madenlerde Devlet Hakkı

 

Muhafaza Giderleri

 

Trafik Cezaları

 Para Cezaları

         

Satış Giderleri

   

 Muhakeme Giderleri

               

6183 sayılı Kanun kapsamına girmeyenler

Haksız iktisaptan doğan alacaklar

Haksız fiilden doğan alacaklar

Akitten (sözleşmeden) doğan alacaklar

III.CEBREN TAHSİL ŞEKİLLERİ

Kamu alacaklarının tahsil usulü hukuku çerçevesinde, vergi alacağının güvenliğini sağlayıcı kurumlara ve gerektiğinde bu alacağın kamu gücünün kullanılması yolu ile cebren takip ve tahsiline ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunmaktadır. Amme alacaklarının cebren tahsil şekilleri 6183 sayılı Kanun’un İKİNCİ KISIM Amme alacağının cebren tahsili BİRİNCİ BÖLÜM Cebren tahsil ve takip esasları başlığı altında 54.maddesinde yer almaktadır. Buna göre cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılmaktadır.

1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.

1.Teminatın Paraya Çevrilmesi veya Kefilin Takibi:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359’uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir. Türkiye'de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat isteyebilir.  Teminat olarak nelerin kabul edileceği ise 6183 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinde tek tek sayılmıştır. Dolayısıyla, alacaklı amme idaresinin elinde teminat bulunduğu takdirde, cebren tahsilat bu teminatın paraya çevrilmesi yoluyla yapılır. Borcunu vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "ödeme emri" ile tebliğ olunur. Amme borçluları, tebliğ edilen ödeme emri üzerine 15 gün içinde borçlarını ödemedikleri takdirde, bu süre içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir. Ödeme emrine karşı mal bildiriminde bulunulmaması veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması halinde hapis cezaları; malının bulunmadığı yönünde beyanda bulunanların ise Kanunun 114’üncü maddesindeki bilgileri bildirmemeleri halinde hapis veya para cezası ile cezalandırılmaları söz konusudur. Mal beyanında bulunan ya da haczi kabil mal veya gelirinin bulunmadığını beyan eden borçlulara bu cezalar uygulanmayacaktır.

Mal bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın, nev'ini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir. 6183 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesine göre, karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 15 gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağı borçluya bildirilir. 15 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.

Tebliğ edilmek suretiyle, tayin edilen 15 günlük müddet, teminata bağlı alacaklar yönünden bir çeşit özel ödeme zamanını ifade etmektedir. Cebren takipte, özellikle teminatın paraya çevrilmesi, şayet borç bu yolla karşılanamadığı takdirde diğer şeklilerde takibe devam edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, elde teminat varken diğer şekillerde icrai takibat yoluna gidilmemelidir.  

Kefil ve yabancı şahıs ve kurumların mümessilleri de 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlu gibi takibata tabi tutularak amme alacağı tahsil olunur. Bu Kanunun uygulanmasında kefalet akdi, müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla tesis edildiğinden, ilk önce borçluya müracaat edilmesi zorunluluğu yoktur. Borçlunun borcunu ödememesi durumunda doğruda doğruya kefilin takibi mümkündür.

2.Amme Borçlusunun Borcuna Yetecek Miktardaki Mallarının Haczedilerek Paraya Çevrilmesi:

İkinci takip şekli olan haciz yoluyla takipte, tahsil dairesinin elinde teminat bulunmadığından, borçlunun mal bildiriminde beyan ettiği veya tahsil dairesinin tespit ettiği veya üçüncü şahısların elinde bulunan menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarının, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre haczedilerek paraya çevrilmesi yoluyla kamu alacağı tahsil olunacaktır.

Haciz; kendisine ödeme emri tebliğ edilen amme borçlusunun, bu borcunu ödememesi durumunda, borçlunun mal bildirimi ile beyan ettiği veyahut tahsil dairesince saptanan kendisi veya üçüncü şahıslar elindeki menkul veya gayrimenkul mallar ile alacak ve haklarından , amme alacağını karşılayacak miktardaki kısmının satılarak paraya çevrilmesi işlemidir. Haciz ile ilgili 6183 sayılı Kanunun 62'nci ve müteakip maddeleri ile 1 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliğinde gerekli açıklamalara yer verilmiştir.               

3.Gerekli Şartlar Bulunduğu Takdirde Borçlunun İflasının İstenmesi:

Vergi borçlarının cebren tahsil yöntemlerinden bir diğeri de borçlunun iflasının istenmesidir. Ancak, vergi borcu dolayısıyla amme borçlusunun iflas yoluyla takip edilebilmesi için, iflasa tabi olması ve iflas şartlarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İflas şartlarından kasıt, alacaklı amme idaresinin, diğer tüm cebren tahsil yöntemlerini (teminatın paraya çevrilmesi, haciz) denemiş olmasına rağmen, alacağını tahsil edememiş olmasıdır.

Gerekli şartlardan kasıt, borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve İcra ve İflas Kanunu’na göre iflas veya doğrudan doğruya iflas hallerinin bulunmasıdır. 6183 sayılı Kanun’un 100’üncü maddesine göre İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre borçlunun iflası istenebileceğinden iflas talebinin İcra ve İflas Kanun’u hükümlerine uygun bir şekilde yapılması gerekir. Ancak, iflası isteyip istememek alacaklı tahsil dairesinin takdirine bağlıdır.

Cebren takibat ödeme emrinin veya teminatlı alacaklarda ödemeye davet yazısının çıkarılması ile başlar. Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114'üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.

Belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline" alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağrılırlar. Ödeme cetveli, köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunur. Cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasıyla tespit edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olur.
Borcunu vadesinde ödemeyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu malları 15 gün içinde bildirmeleri istenir.

Ödeme emri veya 6183 sayılı Kanunun 56’ncı maddesi uyarınca yazı çıkarılmadan haciz işlemine, teminatın paraya çevrilmesine gidilemez veya borçlunun iflası istenemez.        

IV.SONUÇ

Devlete ve il özel idarelerine ait vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin cebri icra yolu ile tahsili vergi daireleri aracılığıyla yürütülmektedir.  Vergi daireleri 6183 sayılı Kanun uyarınca  tahsil dairesi işlevini de yürütmektedir. Belediyeler ise bu işlemlerini kendi bünyelerinde oluşturulan Gelir Şube Müdürlükleri aracılığıyla yerine getirmektedir. Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesiyle devletle kişiler arasında kurulan vergi ilişkisi vergi borcunun ortadan kalkmasıyla sona ermektedir. Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de vergi yönetimleri, sadece tarhiyat işlemlerini yürütmek değil, aynı zamanda tarh ve tebliğ edilen vergilerin tahsil edilmesinden de sorumludur. Hiç kuşkusuz vergi borcunun en güzel biçimde sona erme şekli vergi borçlusunun kendi rızasıyla vergi borcunu ödemesidir. Ancak bu borcun ödenmemesi durumunda alacaklı durumda bulunan amme idaresi yazımızda da belirttiğimiz üzere bir takım tedbirler alacak ve amme alacağının cebri icra yolu ile tahsiline başvuracaktır.

V. KAYNAKÇA

-6183 sayılı A.A.T.U.H.K.

-SERİ:A SIRA NO:1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ

-Dünya Gazetesi 22.11.2007

-AOF Vergi Hukuku Ders Kitabı

-İsmav-İstanbul Maliye Vakfı-2006

-5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu

-Maliye ve Sigorta Yorumları-Zekeriya UYANIK

-Dursun TOKGÖZ, Murat KAYA,Yılmaz TÜCCAR: a.g.e., s. 63.

12.06.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM