YAZARLARIMIZ
Fatih Sultan Mehmet Çiçek
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
fatihsmcicek@turmob.org.tr



Adli ve İdari Süreç Boylamında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun Sorgulanması

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. Maddesi uyarınca mahkum olduğundan bahisle  3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/7 maddesine göre yapılan işlemin iptal edilmesi istemi sıkça belediyelerin maruz kaldığı bir konudur.

5237 TCK nın 184.maddesi; İmar kirliliğine neden olma

Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.

denilmektedir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/7 maddesi; İdari müeyyideler

…Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.

denilmektedir.

Farklı mahkeme kararlarında TCK 184.madde gereğince mahkum olanlara uygulanmış olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/7 maddesine istinaden verilen işlemler iptal edimekte veya mahkemelerce red edilmektedir.

Aslında kanuni olarak Anayasa Mahkemesinin bir başvurucuya verdiği duyuru ile ilgili kafa karışıklığı aşılacağı anlaşılmaktadır. Burada asıl olan ayrımın aslında; İdari ve Adli Süreç sonucunda verilen cezaların , aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesinin ihmal edmediği sonucunun kanun koyucu tarafından açıkça ortaya konması ile ortadan kalkacağıdır.

Şöyleki; Farklı amaç ve hukuki yararları gerçekleştirmeye yönelik hem idari süreç sonunda idari para cezası hem de adli süreç sonunda mahkumiyet verilebilmesinde aynı fiil nedeniyle mahkumiyet verilmesinde aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Anayasanın güvenceye alınan adil yargılanma hakkı kapsamında aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesinin ihmal edilmediği bir durumda ortaya çıkacaktır.

08.07.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM